Ana Sayfa | Profilim | Arşiv |
internet üzerinde on-line roman, hikaye, siir yayını
New Page 1 New Page 1
2009 yılının sizlere, sevdiklerinize ve tüm dünyaya sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini dilerim...


Ve hep yenik düşüyoruz

akıp giden zamana...

Bu romanda geçen olaylar bazılarına yaşanmış gibi gelebilir. Esinlenme vardır ancak isimler ve olayların büyük bir kısmı hayal ürünüdür. Yaşadıklarıma, duyduklarıma ve hayal ettiklerime bu romanda yer verdim. Özetle, imkansız bir sevgiyle birbirine bağlanan iki gencin hüzün dolu aşkları penceresinden, Karadeniz insanının fırtınalı ve bir o kadar zorlu yaşamı, gelenekleri ve kültüründen kesitler sunmaktadır.

YAYINLANMIŞ TÜM SİİRLERİ OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

Romanın daha önce yayınlanmış sayfalarını okumak için lütfen sayfa numarası üzerine tıklayınız.

Sayfa 1- Sayfa 2- Sayfa 3- Sayfa 4- Sayfa 5- Sayfa 6- Sayfa 7- Sayfa 8- Sayfa 9- Sayfa 10- Sayfa 11- Sayfa 12- Sayfa 13- Sayfa 14- Sayfa 15- Sayfa 16- Sayfa 17- Sayfa 18- Sayfa 19- Sayfa 20- Sayfa 21- Sayfa 22- Sayfa 23- Sayfa 24- Sayfa 25- Sayfa 26- Sayfa 27- Sayfa 28- Sayfa 29- Sayfa 30- Sayfa 31- Sayfa 32- Sayfa 33- Sayfa 34- Sayfa 35- Sayfa 36- Sayfa 37- Sayfa 38- Sayfa 39- Sayfa 40- Sayfa 41- Sayfa 42- Sayfa 43- Sayfa 44- Sayfa 45- Sayfa 46- Sayfa 47- Sayfa 48- Sayfa 49- Sayfa 50- Sayfa 51- Sayfa 52- Sayfa 53- Sayfa 54- Sayfa 55- Sayfa 56- Sayfa 57- Sayfa 58- Sayfa 59- Sayfa 60- Sayfa 61- Sayfa 62- Sayfa 63- Sayfa 64- Sayfa 65- Sayfa 66- Sayfa 67- Sayfa 68- Sayfa 69- Sayfa 70- Sayfa 71- Sayfa 72- Sayfa 73- Sayfa 74- Sayfa 75- Sayfa 76- Sayfa 77- Sayfa 78- Sayfa 79- Sayfa 80- Sayfa 81- Sayfa 82- Sayfa 83- Sayfa 84- Sayfa 85- Sayfa 86- Sayfa 87- Sayfa 88- Sayfa 89- Sayfa 90- Sayfa 91- Sayfa 92- Sayfa 93- Sayfa 94- Sayfa 95- Sayfa 96- Sayfa 97- Sayfa 98- Sayfa 99- Sayfa 100- Sayfa 101- Sayfa 102- Sayfa 103- Sayfa 104- Sayfa 105-

Sayfa 106- Sayfa 107- Sayfa 108- Sayfa 109- Sayfa 110- Sayfa 111- Sayfa 112- Sayfa 113- Sayfa 114- Sayfa 115- Sayfa 116- Sayfa 117- Sayfa 118-

Sayfa 119- Sayfa 120- Sayfa 121- Sayfa 122- Sayfa 123- Sayfa 124- Sayfa 125- Sayfa 126- Sayfa 127- Sayfa 128- Sayfa 129- Sayfa 130- Sayfa 131- 51850101 Sayfa 132 (Y a k ı n d a Y a y ı n d a)-

Toplam:
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |


Bıçak Sırtındaki Hayatlar - 6. Sayfa Çarşamba, Nisan 26, 2006

 

Oturduğu darı çuvalından doğrulmaya çalışırken ağzındaki sigarasını düşürdü. Arkasına mümkün olduğunca hızlı döndü ve omuzunu sıkan sert, soğuk parmakların sahibi ile burun buruna geldi. Karısının Amcaoğullarını değirmenin karanlığına rağmen hemen tanımıştı.

-Salih! Memet! Ne yapıyorsunuz burada? Diye sordu çekingen bir ses tonuyla.

-Nereye gideceğimizi sana mı soracağız. Memet bu cevabı verirken yüzünde tuhaf bir sırıtış asılıydı.

-Yoo.. Size burada rastlayacağım aklımın ucundan geçmezdi. Hele de böyle havada insanın dışarıya çıkması....

Apansız başlayarak ayakbaşparmağından saçının uçlarına kadar uzanan titreme, sözünü tamamlamasına engel oldu. Bu sefer soğuktan değil, aklından jet hızıyla gelip geçen düşüncelerden dolayı titremişti. Her ikisinin de burada, bu soğuk ve karanlık değirmende olmalarının tek nedeni vardı.

KENDİSİ .

Salihin böğrüne indirdiği yumruk, düşüncelerinden sıyrılarak gerçeğe dönmesini sağladı. İki büklüm doğrulmaya çalışırken Memet'in elindeki sopayı gördü. Sopa havada kavis çizerken korkunç bir şarkıyı fısıldar gibiydi. Canhavliyle yana kaçtı ve sopanın infazından kendisini bir an için kurtardı.

-Boşuna uğraşma. İt gibi debelenmen hiç bir şeyi değiştiremeyecek. Dedi Salih yılan gibi tıslayarak. Allahın dağından gel, köye yerleş, doğurgan - Evli olmasına karşın kendisinin hiç çocuğu olmamıştı -, çalışkan bir karıya sahip ol. Yooo... Öyle yağma yok. Bunca sene sana tahammül etmeye çalıştık ama tam buraya geldi. Bunu söylerken elini gırtlağına doğru götürmüştü. Sen gebermeden bizim sülaleye rahat yüzü yok.

Yaşar, değirmenin tahta kapısına doğru kendini attı. Tam dışarı sıyrılırken kapının kenarını tutan parmaklarından gelen çatırdıyı duydu. Tek bir sopa darbesiyle parmaklarının hepsi kırılıvermişti. Korkunç ve dayanılmaz bir acının karıştığı çığlığı, kızılağaçların karlı dallarına tünemiş kargaların havalanmasına neden oldu. Parmaklarına baktığında et yığınına dönüşmüş olduklarını gördü. Herşeye karşın değirmenden çıkmayı başarmıştı. Vücudundaki adrenalin seviyesinin doruklara vurduğunu, kalbinin de yerinden fırlayacakmışcasına hızla çarptığını hissedebiliyordu. Yorgun ayakları onu çok fazla uzağa götürmeye direndi ve karların içerisine yuvarlandı.

Memet ve Salih de hemen yetişivermişlerdi. Memet'in elindeki sopa tekrar ıslık çaldı ve kendini korumak isteyen Yaşar'ın havaya kalkmış koluna olanca gücüyle çarptı.

 

Arkası yarın ./..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
(Kategori: Roman)
Yorum Yaz

merhabaSaturday, Kasım 8, 2008
aslında romandan çok eleştirilere takıldım acımasız buldum..Ya insanlar o kadar değişti ki ,öldürmek için sebeb bile aramaz oldular
oroperi tarafından yazıldı

teşekkürÇarşamba, Mart 12, 2008
Sn. Brisbane,
Öncelikle bloğuma göstermiş olduğunuz ilgiye çok teşekkür ederim. Önerilerinizi mutlaka dikkate alacağım. Ancak bir açıklama yapmam da gerektiğini düşünüyorum. romanda değindiğim cinayet ile ilgili kısım gerçek hayatta yaşanmış bir olaydır. bu nedenle aslına sadık kaldım. zaten salih ile memet aslında yaşarı korkutmak ve biraz da hırpalamak istiyorlardı. ancak işin içine kan ve karşı koyma girdiği için silah ile ölüme sebebiyet veriyorlar. ölüm ile ilgili düşüncelerde sanırım haklısınız. yaşarın statüsündeki biri için oldukça iddalı düşünceler bunlar. gerekli düzeltmeyi yapıyorum.
okudukça yorumlarınızı büyük bir merak ve heyecanla bekleyeceğim.
Saygılarımla.
uğur ipek
eroman tarafından yazıldı

KurguSalı, Mart 11, 2008
Bir suredir yurt disindayim, cocuklugumdan beri bir kitap kurdu olarak yasadim. Buraya gelirken getirdigim kitaplari tekraar tekrar okumaktan fenalik geldi, burada bulunan Turk arkadaslardaki kitaplar da bitti, cok uzak oldugu icin kargo ile kitap teslimi net uzerinden bi hayli zorlayici filan... neyse bunun gibi gerekcelerle net uzerinden e-roman, e-kitap aramaya baslayinca bu blog sayfasi ile karsilastim. Her ne kadar romanin elektronik ekrandan okunmayacagina inansam da kitap hasreti bu inanci yendi dogrusu:) Ayrica da karsilasmis oldugum bu blog cok guzel bir girisim ve yeni yazar adaylari icin cok da buyuk bir sans bence:)
Kitabin ilk 10 sayfasini okudum ve daha da okuyacagim ama yeri gelmisken elestirilerimi ve dusuncelerimi yaza yaza gitmek istiorum ;
Ilk okumamda kitabi bu sayfada kesmek istedim cunku; amacaogullarinin icguveyini oldurme gerekceleri bana hic inandirici gelmedi. Cok acemice duruyor. Cok klise de olsa ikisinden birinin romanin baskahramani olan kizimiza duydugu karsilik bulmayan ask ya da icguveyininn koye gelisinin ardindan amacaogullarinin toplumsal itibarina dusen bir leke -icguveyinin daha durust olamsi gibi- okuru boylesi bir cinayet icin daha cok ikna ederdi. Bu olayin altinin biraz doldurulmasi gerektigine inaniyorum, orada kurgusal bir bosluk var bence.
Sevgiler
writer-brisbane
isimsiz tarafından yazıldı
Şiirlere Yazmak Seni
Paylaşmayı çok isteyip de
Paylaşamadığım onca zamanlarda
Son pişmanlığın gelip geçtiği
Karanlıklar içinde terkedilmiş bir garda gibiyim

Mutlu muydum sahi
Belki de mutluluk rolünde bir yolcu
Seninle aynı trene binmiş öylece gidiyorduk
Telefonum çaldığında hala gidiyorduk

Zaman zaman sarsılarak
Bazen de küçük molalar ardımızda

Ama şimdi zorunlu bir duruş yaptık
Sarmak için film şeridini geriye
Sardıkça hüzünlendim
Hüzünlendikçe ağladım
Gelip geçen anıların ardından

Kedi tırmalaması kavgalarımız
Kanamaya yüz tutmuş çizikler içindeyim

Dalga dalga alev alev kızıllığın gölgelediği
Beni benden alan utangaç tebessümlerin
Kadınlıkla çocukluğun arasına sıkışmış
Akşam kaçamakları gibi

Seni seviyorum kocacığım
Anlarsınya.......
Çapkın göz kırpışların umarsızca
Ve daha neler neler

Şiirlere yazmak seni
Bulutlara resmetmek ne zor
Ama zorlukları severim bilirsin
Seni sevdiğim gibi zor kadın

Çayırova, 20/08/2004

***
Yağmur Sonrası Gözler
Yalnızım sokaklarda
Yağmurda ıslanmışım
Belki biraz üşümüş ellerim
Belki de ağlamaktayım

Terkedilmiş duygularda
Kimsesiz kalmışım
Belki biraz kırılmış kalbim
Belki de susmaktayım

Şimdi sen varsın şarkılarda
Hüznümü paylaşıyorsun
Yağmur sonrası gözlerinle
Hep bana bakıyorsun

Yaşadığım kaçamaklarda
Doyasıya gülmüşüm
Belki biraz sarılmış kollarım
Belki de korkmaktayım

Rüzgarlı gecelerde
Uzaklara dalmışım
Belki biraz öpmüş dudaklarım
Belki de kaçmaktayım

Şimdi sen varsın şarkılarda
Hüznümü paylaşıyorsun
yağmur sonrası gözlerinle
Hep bana bakıyorsun

24/04/1993 İstanbul

***







Hayallere dokunamazsın, sadece hissedebilirsin..
***
Nehirlerin geri akmayı asla başaramadığı gibi, bizler de geçmişi bugünde yaşayamıyoruz...
***
Dün Bugün Yarın
Dün dünde kaldı
Şimdi bugün var
Yarınsa yaşanacak çok şey....

Nisan 1991, Alanya

***
Ayrılık Yeni Bir Başlangıçtır
Her ayrılık
Yeni bir başlangıçtır
Oysa yeni başlamıştık

Yeni bir ayrılık için çok erken
Ama sevgi için
Çok geç kalmamıştık

Nisan 1991, Alanya
***
Beyaz Bulutlar
Yükselmek bulutların üzerine
Dokunmak yalnızlığa öylesine
Gözlerim kapalı bir şarkı mırıldanmak
Sensizliği unutturamaz ki bana

Ağustos 1993 , Adnan Menderes Havalimanı, İzmir
***
Terkedilişle unutulmuşluk kardeştir...
Ayıramazsın onları istesende.
Çünkü her terkedilen unutulur sonunda...

***


M E R A K L I S I N A ::::::::::::::::::> B O R S A

17 Mayıs 2006'dan Bugüne Hit:

web stats

Ratingler

Lütfen mail listeme üye olun
EkleÇıkar

Ziyaretçi Defteri

Defteri Oku | Deftere Yazmak İçin Lütfen Tıklayınız

Milyarlarca Siteden İstediğinizi Anında Bulabilirsiniz!

Ara:

Y E N İ R O M A N Y A Y I N D A

Sayfanın Üstüne Dönmek İçin Lütfen Tıklayınız

Bu sitede yeralan tüm şiir, deneme, roman ve yazıların telif hakkı Uğur İpek'e ait olup kaynak göstermek (web adresi ve isim) suretiyle kullanılabilir.

Basılacak ve yayımlanacak eserlerde kullanılmak üzere alıntı yapılması durumunda yazardan izin alınması gerekmektedir. copyright 2006 Uğur İpek