|
Bu romanda geçen olaylar bazılarına
yaşanmış gibi gelebilir. Esinlenme vardır ancak isimler ve olayların
büyük bir kısmı hayal ürünüdür. Yaşadıklarıma, duyduklarıma ve
hayal ettiklerime bu romanda yer verdim. Özetle, imkansız bir sevgiyle birbirine bağlanan iki gencin hüzün dolu aşkları penceresinden, Karadeniz insanının
fırtınalı ve bir o kadar zorlu yaşamı, gelenekleri ve kültüründen kesitler
sunmaktadır.
YAYINLANMIŞ TÜM SİİRLERİ OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ
Romanın daha önce yayınlanmış sayfalarını okumak için lütfen sayfa numarası üzerine tıklayınız.
Sayfa 1-
Sayfa 2-
Sayfa 3-
Sayfa 4-
Sayfa 5-
Sayfa 6-
Sayfa 7-
Sayfa 8-
Sayfa 9-
Sayfa 10-
Sayfa 11-
Sayfa 12-
Sayfa 13-
Sayfa 14-
Sayfa 15-
Sayfa 16-
Sayfa 17-
Sayfa 18-
Sayfa 19-
Sayfa 20-
Sayfa 21-
Sayfa 22-
Sayfa 23-
Sayfa 24-
Sayfa 25-
Sayfa 26-
Sayfa 27-
Sayfa 28-
Sayfa 29-
Sayfa 30-
Sayfa 31-
Sayfa 32-
Sayfa 33-
Sayfa 34-
Sayfa 35-
Sayfa 36-
Sayfa 37-
Sayfa 38-
Sayfa 39-
Sayfa 40-
Sayfa 41-
Sayfa 42-
Sayfa 43-
Sayfa 44-
Sayfa 45-
Sayfa 46-
Sayfa 47-
Sayfa 48-
Sayfa 49-
Sayfa 50-
Sayfa 51-
Sayfa 52-
Sayfa 53-
Sayfa 54-
Sayfa 55-
Sayfa 56-
Sayfa 57-
Sayfa 58-
Sayfa 59-
Sayfa 60-
Sayfa 61-
Sayfa 62-
Sayfa 63-
Sayfa 64-
Sayfa 65-
Sayfa 66-
Sayfa 67-
Sayfa 68-
Sayfa 69-
Sayfa 70-
Sayfa 71-
Sayfa 72-
Sayfa 73-
Sayfa 74-
Sayfa 75-
Sayfa 76-
Sayfa 77-
Sayfa 78-
Sayfa 79-
Sayfa 80-
Sayfa 81-
Sayfa 82-
Sayfa 83-
Sayfa 84-
Sayfa 85-
Sayfa 86-
Sayfa 87-
Sayfa 88-
Sayfa 89-
Sayfa 90-
Sayfa 91-
Sayfa 92-
Sayfa 93-
Sayfa 94-
Sayfa 95-
Sayfa 96-
Sayfa 97-
Sayfa 98-
Sayfa 99-
Sayfa 100-
Sayfa 101-
Sayfa 102-
Sayfa 103-
Sayfa 104-
Sayfa 105-
Sayfa 106-
Sayfa 107-
Sayfa 108-
Sayfa 109-
Sayfa 110-
Sayfa 111-
Sayfa 112-
Sayfa 113-
Sayfa 114-
Sayfa 115-
Sayfa 116-
Sayfa 117-
Sayfa 118-
Sayfa 119-
Sayfa 120-
Sayfa 121-
Sayfa 122-
Sayfa 123-
Sayfa 124-
Sayfa 125-
Sayfa 126-
Sayfa 127-
Sayfa 128-
Sayfa 129-
Sayfa 130-
Sayfa 131-
51850101
Sayfa 132 (Y a k ı n d a Y a y ı n d a)-
| Toplam: |
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |
| Bıçak Sırtındaki Hayatlar- 1. Sayfa | Cuma, Mart 17, 2006 |
|
Aruz'dan birisinin kendisiyle evlenmek istediği haberini aldığında çok sevinmişti Ayşe. Bir uşak bile emzirmeden, kocamış bir kız olarak bu dünyadan göçüp gideceği fikri, için için kendisini yiyip bitiriyordu. Kum saatinden dökülen kum tanecikleri gibi akıp giden yılların, üzerinde bıraktığı evde kalma kabusunun sona erdiğini düşünmüştü ilk anda. Daha sonrada Aruz'lu Yaşar'ın kendisini nerede görüp beğendiğini anımsamaya çalıştı anlamsızca. Bu tür şeyler görüp beğenmekle olmazdı köylük yerde. Kendisini oldum olası güzel bulmazdı. Aslına bakılırsa köyde hiç bir erkek hiç bir kadınla güzelliği için evlenmezdi. Kadın güçlü, kuvvetli, kadın çalışkan, kadın doğurgan, kadın söz dinler olmalıydı. Ayşe güçlü, kuvvetli olmamasına karşın ölesiye çalışkandı. Yaz demeden kış demeden çalışırdı. Bu yüzden elleri nasır bağlarken, doğanın acımasızlığı yüzünde derin çizgiler oluşturmuştu. Doğduğu günden beri kıpkırmızı olan yanakları, bir Amasya elmasını bile kıskandıracak güzellikteydi. Doğurgan mıydı, değil miydi? İşte bu konuda hiç bir fikri yoktu. Bu yaşına kadar bir sevdalık bile yaşayamamıştı.
Cinsellik konusunda bildikleri ise bir elin parmaklarını geçmezdi. Gecenin zifiri karanlığında kulak kabartarak, pür dikkat kesilerek dinlediği anne ve babasının zevk dolu iniltileri, ilk karşılaştığında çığlık atarak annesine koştuğu aybaşı hali ve her seferinde korkunç bir pişmanlığın yaşandığı ancak çabucak unutulup sabırsızca beklenen banyo saatlerinde, kendi vücudunu yıkarken keşfettiği o doyumsuz cinsel haz. Çocuk emzirmediği için sertliğini henüz yitirmemiş dolgun göğüsleri ve doğurmaya elverişli geniş kalçaları vardı. Taflan Ağacı
Çocukluktan genç kızlığa geçtiği ve yalnız başına kaldığı kendine ait zamanlarda, evlerinin önündeki taflan ağacına tırmanır, bir yandan karayemiş yerken bir yandan da kendisine sahip çıkacak, baba ocağından kurtaracak ve çoğunluğu erkek çocuklar bahşedecek bir kocanın ve onunla geçecek sevişme dolu günlerin hayalini kurardı hep.
"Kocam güçlü ve sert olacak. Sevişirken, savaş ya da bağbozumu sonrası gibi darma duman olacağız, hoyrat elleri göğüslerimi sıkacak. Yatak bize dar gelecek ve tahta üstünde terden sırıl sıklam birbirimizin olacağız."
Taflan ağacının yeşil ve sık yaprakları arasından kimselerin kendisini görmediğinden emin, ancak bir o kadar da ürkek ve korkak, parmaklarını cinselliğine götürür ve hayallerini o an doyasıya ve çılgınca yaşamaya başlardı.
|
| Yorum Yaz |
|
|
müjde ! bu gece günahlarda yüzde yüze varan indirimler,iyilikle 1000 kata varan exra sevaplar sizleri bekliyor.
NOT:kul hakkı kampanya dışındadır kandiliniz mübarek olsun geceniz nurla dolsun.aeo |
| gencbestekar tarafından yazıldı | |
| ... | Çarşamba, Ekim 25, 2006 |
|
| güzel olmuş okumaya yeni başladım... |
| yasasinozgurluk tarafından yazıldı | |
|
|
"Aslına bakılırsa köyde hiç bir erkek hiç bir kadınla güzelliği için evlenmezdi."
-Köydeki en güzel kadın;
güçlü, kuvvetli,
çalışkan,
doğurgan,
söz dinler olandı.
|
| birdeliningunlugu tarafından yazıldı | |
|
|
| çok güzel bir blok romanı okumaya başladım harika olmuş okumak keyifli olacak... |
| NEVAAY tarafından yazıldı | |
Sayfanın Üstüne Dönmek İçin Lütfen Tıklayınız
Bu sitede yeralan tüm şiir, deneme, roman ve yazıların telif hakkı Uğur İpek'e ait olup kaynak göstermek (web adresi ve isim) suretiyle kullanılabilir.
Basılacak ve yayımlanacak eserlerde kullanılmak üzere alıntı yapılması durumunda yazardan izin alınması gerekmektedir. copyright 2006 Uğur İpek
|
|